Belirsiz Geçmiş Zaman Kipi Nedir?
Belirsiz geçmiş zaman kipi… Hah, evet, tam da bu. Zihnimde şu an sürekli “ne demek, ya, belirsiz geçmiş zaman?” sorusu dönüp duruyor. Ama bir yandan da düşünüyorum, “Bunu zaten anlatmam lazım. Birileri, belirsiz geçmiş zaman nedir diye soracaksa, kimseyi boşuna terletecek bir cevap vermemeliyim.” O yüzden, gelin, baştan başlayalım.
Hani bazen olur ya, geçmişte bir şeyler yaşarsınız, ama o kadar çok şey yaşanmıştır ki, ne zaman olduğunu ya da ne kadar süre önce olduğunu kesin olarak hatırlayamazsınız. İşte bu karmaşık durumda devreye giren zaman kipine “belirsiz geçmiş zaman” denir.
Hadi gelin, daha fazla dağılmadan, örnekler ve belirsiz geçmiş zamanın günlük hayatımızdaki haline bir göz atalım.
Belirsiz Geçmiş Zaman Kipi ve Bizim “Geçmiş” Hâlimiz
İzmir’de 25 yaşında bir genç olarak, geçmişe dair pek çok anım var. Ama ne zaman ne olduğunu, ya da ne kadar süre önce olduğunu doğru dürüst hatırlamıyorum. Bir arkadaşla geçen hafta ne konuştum mesela? Tam olarak hatırlamıyorum, ama o an önemliydi. Bunu da, işte böyle belirsiz geçmiş zamanla anlatabiliyoruz.
Örnek:
Ben: “Geçen hafta bir yere gitmiştik, hatırlıyor musun?”
Arkadaşım: “Ya hatırlamıyorum, nereye gitmiştik? Neresi ya?”
Ben: “Hani… o yeni açılan, garip, ama güzel bir kafe vardı. Sonra başka bir yere gitmiştik. Valla, ne zaman olduğunu hatırlamıyorum.”
Burada anlatılmak istenen şey şudur: Bir şey oldu, ama ne zaman olduğunu tam hatırlayamıyorsunuz. Belirsiz geçmiş zaman işte burada devreye giriyor. Yani, dilde kullandığımız zaman kiplerinden biri olan bu “belirsiz geçmiş”, o olayın zamanını kesin olarak belirtmeye çalışmaz. Yani, önemli olan, o şeyin geçmişte olması, zamanın ne kadar geriye gittiği değil.
Belirsiz Geçmiş Zaman Kipi Nasıl Kullanılır?
Belirsiz geçmiş zaman kipini kullanırken, fiilin geçmiş zamanına odaklanırız. Ama burada, tam olarak ne zaman olduğunu söylemek gibi bir derdimiz yoktur. Olayın zamanla ilgili bilgiyi “belirsiz” bırakırız. Kendi dilimizde bazen deriz ya: “Ya, o zamanlar bir şeyler oldu işte!” İşte bu “o zamanlar” kısmı, belirsiz geçmiş zamanın tam kendisidir.
Örnekler:
I went to the cinema last week. (Geçen hafta sinemaya gittim.)
I went to the cinema. (Sinemaya gittim.)
Aaa, bakın! Bu ikinci cümlede, tam olarak ne zaman gittiğimi bilmiyorum. Ama gittiğimi biliyorum. İşte tam olarak belirsiz geçmiş zaman da böyle bir şey.
Belirsiz Geçmiş Zamanın Temel Kuralları
Şimdi bu belirsiz geçmiş zaman meselesine daha bir yakından bakalım. Dil bilgisi ögelerinin altında biraz kafa patlatmak gerekebilir, ama korkmayın, basit olacak. Gerçekten. Hadi başlayalım!
Fiil geçmiş zamanda olur: Eğer bir şey geçmişte olduysa, bu eylem “geçmiş zaman”da kullanılır. Ama o kadar da takılmayın; zaman önemli değil, sadece geçmişte bir şeyler olmuştur.
Zaman belirtmek gerekmez: Zaten amacımız, “ne zaman?” sorusunun cevabını tam olarak bilmemek. Kafada bir belirsizlik var ya! Mesela, “Bir zamanlar sinemaya gitmiştim.” dediğimizde, sinemaya ne zaman gittiğimizi kimse tam olarak bilmiyor. Hatta belki o zaman çok ilginç bir film izledik ama filmi hatırlamıyorum.
İşte bu belirsizlik, aslında dili daha esnek, rahat ve bazen de komik hale getiren bir şey.
Örnek:
Ben: “Ya, bir ara çıkıp bir yere gitmek lazım.”
Arkadaşım: “Nereye?”
Ben: “Hani, oraya gitmiştik ya! Geçenlerde bir yer vardı… o güzel yer, neydi adı?”
Arkadaşım: “O kadar çok yere gittik ki, hangi birini söylüyorsun?”
İşte bu örnekte olduğu gibi, zamanı, mekânı ya da hatta durumu netleştirmek zorundaymışız gibi hissetmiyoruz. Tam olarak hatırlamamak da, dilin eğlenceli yanlarından biridir.
İç Sesle Eğlenceli Bir Diyalog: “Ne Zaman Oldu?”
Bazen de beynimde bir diyalog geçer, her şeyi sorgularım. Hani şu tipik iç sesimle:
İç Ses: “Geçen gün bir şeye gitmiştim. Ama ne zamandı ki bu?”
Ben: “Aaa, geçen hafta mıydı?”
İç Ses: “Evet, belki de. Ama ne zaman olduğu önemli mi? Bir şekilde gittin işte.”
Ben: “Hımm, doğru. O zaman belirsiz geçmiş zaman. Tamam. Bu meseleyi çözdük.”
Burada, olayın zamanını netleştirmediğimiz için, belirsiz geçmiş zaman kullanmış olduk. Zihnimde bu kadar kafa karışıklığı varsa, zaten dilde de bir karışıklık olabilir. Ama bu karışıklık, dilin doğasında var.
Belirsiz Geçmiş Zamanın Komik Yeri
Zaman ne kadar belirsiz olursa, işin içine o kadar mizah girer, değil mi? Hani bazen bir şeyleri hatırlamıyoruz ama hatırlamıyormuş gibi davranıyoruz. Ama burada esas mesele, “unutmuş olmanın” bir avantaja dönüşmesidir. Çünkü belirsiz geçmiş zaman kipini kullandığınızda, “hatırlamıyorum” demekle kalmaz, bununla ilgili esprili bir şekilde karşınızdakini de şaşırtabilirsiniz.
Düşünsenize, bir arkadaşınıza şunu diyorsunuz:
Ben: “Bir şeyler yapmıştık ama şimdi hatırlayamıyorum, ne zaman olmuştu ki?”
Arkadaşım: “Ya sen bu kadar unutkan mısın?”
Ben: “Bilmiyorum, belki de öyledir. Ama her şeyin zamanı var. Geçmişte bir zamanlar olmuştur işte. Nerede, ne zaman olduysa!”
Tam burada, belirsiz geçmiş zamanla yaptığınız bu esprili yaklaşım, hem durumu komik hale getirir, hem de “ne zaman olduğunu unuttum, ama hala o şeyin olduğunu biliyorum” hissiyatını verir. Bu da dilin güzel yanlarından biridir.
Sonuç: Belirsiz Geçmiş Zamanın Huzurunda
Sonuç olarak, belirsiz geçmiş zaman kipi, dildeki en eğlenceli, en rahat ve bazen de kafamızı karıştıran zamanlardan biridir. Hayat zaten o kadar hızlı geçiyor ki, bazen, geçmişte yaşadığımız şeylerin ne zaman olduğunu hatırlamak neredeyse imkânsız hâle gelebilir. Ama bu, belirsiz geçmiş zaman kipinin bir avantajıdır: Bize geçmişin belli bir zaman dilimine takılmadan, sadece o anı yaşamanın keyfini çıkarma fırsatı verir.
Bir dahaki sefere bir arkadaşınıza, “Ya, geçenlerde bir yere gitmiştik!” dediğinizde, yalnızca belirsiz geçmiş zaman kullanarak o anı anlamlandırın. Gerisi mi? Gerisi sadece “o an”da yaşanmış bir şey olarak kalacak.