I Am Bored Ne Demek?
Kayseri’de, yazın ortasında, sıcak bir öğleden sonra, elimde telefon, hiçbir şey yapmıyorum. “I am bored” diyorum kendime, içimden bir şeylerin eksik olduğunu hissediyorum ama ne olduğunu tam olarak bilemiyorum. Bazen kelimeler o kadar kolay gelir ki, özellikle duygusal anlarda. Mesela bugün, “I am bored” demek, aslında çok daha fazlasını ifade ediyor. Zihnimde dönen düşünceleri toparlayıp kendime bir anlam yaratmak istiyorum. Ama her şey boş. Hatta içimde bir tür hayal kırıklığı var. Neden bu kadar boş hissediyorum? Hadi gel, sana anlatayım.
Boş Bir Günün Başlangıcı
Sabah uyandım, pencereden Kayseri’nin güneşli havası içeriye vuruyor. Çok güzel bir sabah. Ama birdenbire içimde bir şeyler eksik hissediyorum. Kahvaltımı yaparken, gözlerim sürekli telefonumda. Eskiden sabahları, o uzun, ince kitapları okurdum. Şimdi ise bir şeyler yapmıyorum, sadece boş boş bakıyorum. Biraz zaman geçiyor ve birden, “I am bored” demek geliyor dilime. Evet, tam olarak o anda bunu hissettim.
Bunu yazarken, yıllardır tuttuğum günlükleri hatırlıyorum. Her sayfada bir heyecan, bir merak vardı. O eski duygularım… Her gün farklı bir şeyler yazmak, heyecanla bir plan yapmak vardı. Ama bugün? Hiçbir şeyim yok. Hiçbir ilgi alanım yok. Bir boşluk var, ve ben orada sıkışıp kalmışım gibi hissediyorum.
Kayseri’nin Sessizliği
Kayseri, genellikle sakin bir şehir. Kalabalık değil, gürültü yok. Ama bugün bu sessizlik biraz fazla geldi. Sokakta yürürken birden fazla düşünce geldi aklıma. İnsanların hayatlarının içinde kaybolduğumda, birden kendimi sıkışmış gibi hissediyorum. O an, neden bu kadar boğulmuş hissediyorum? Sonra birden aklıma geldi: “I am bored” demek, aslında bana daha fazlasını anlatıyor. Bu kelime, boğulmuş, çaresiz, bir türlü kendini bulamayan bir halin dışa vurumu gibi. Kayseri’nin sokaklarında yürürken, etrafımda bir şeyler olmuyor ve ben bunu fark ediyorum. Belki de bu yalnızlık, insanların olmadığı bir sokakta kaybolmuş gibi hissettiren bir sessizlikti. Ama işte… “I am bored” dedim, ve boşluğa bakarak biraz daha kayboldum.
Hatırladığım Bir Anı: Bir Akşam Yemeği
Bu sıkıntılı ruh halini en iyi bir akşam yemeğinde anladım. Bir arkadaşımın evinde davetliydim. Yine bir “sohbet akşamı” idi. Normalde burada en güzel sohbetler yapılırdı, birbirimize hayatımızdaki küçük heyecanları anlatırdık. Ama o akşam… Herkes bir noktada birbirinin yüzüne bakıyordu ve herkesin aklında ne olduğunu ben anlamıyordum. Hani bazen odada bir soğukluk olur ya, işte tam o an. O kadar kısa bir süre geçmişti ki, herkes sessizce yerini aldı, yalnızca yemek yerken bir şeyler konuşuluyordu. O akşam “I am bored” demek çok doğal bir duygu haline gelmişti. O kadar boş bir zaman diliminde, kendimi ne yapacağımı bilemez halde buldum ki, artık bu kelimeyi içimden hep tekrar ediyordum: “I am bored, ben sıkıldım.”
Ama asıl hayal kırıklığım, o akşam ki kalabalıkta, kimseyle gerçekten konuşamamış olmamda saklıydı. Yine, neyin eksik olduğunu bilemiyordum. O gece akşamın sonunda bir köşeye çekilip kendi kendime düşünmeye başladım. Kendi içimde, ne kadar fazlasını isteyebileceğimi düşündüm. Ama sonunda “I am bored” demek, bazen hayata dair çok fazla beklentinin olduğunun, ama bunların o an içimi tatmin edemediğinin bir işareti gibi geldi.
Yalnızlık ve Umut Arayışı
Evet, biraz karamsar olabilir, ama bu yazıyı yazarken düşündüm ki, aslında her “I am bored” dediğimizde, bir şeyler eksik hissediyoruz, ama bu eksiklik bizi sürekli bir arayışa itiyor. Belki de bu duyguyu hissettiğimizde, hayatta başka bir şeylerin peşinden gitmeye, yeni bir şeye yönelmeye ihtiyaç duyuyoruz. Kendi içimde bir umut ışığı olduğunu fark ettim. Belki de “I am bored” demek, bazen hayatın monotonluğuna karşı bir isyan, değişime duyulan bir özlem.
Kayseri’nin o sakin sokaklarında, kendimi biraz kaybolmuş hissettiğim anlarda, umudun en çok ihtiyacım olan şey olduğunu fark ettim. Belki de bu “sıkılma” hissi, içimdeki boşluğu doldurmak için bir fırsat. O an, belki de bana hayatın bana sunduğu şansı fark etmem için bir işaretti. Belki de bundan sonra, bu duyguyu, yeni bir şeye başlamanın ilk adımı olarak görebilirim.
Sonuç
“I am bored” demek, bazen sadece bir anlık ruh halidir. Ama bence her “I am bored” kelimesi, bir değişim, bir hareket arzusunun dışa vurumudur. Belki de bu duyguyu hissettiğimizde, daha fazla şey yapmak istemiyor, ama yine de bir şeylerin değişmesini bekliyoruz. Kendimize bu duyguyu verdiğimizde, bazen en çok ihtiyaç duyduğumuz şeyin, sadece bir değişim olduğunu fark edebiliriz. Yalnızca bir anlık sıkılma, belki de daha fazla şey öğrenmek, görmek ya da hissetmek için bir başlangıçtır. Kim bilir…